Yerel Halk Anlatıları: Tarsus Ulu Cami’nin Altında Bir Kütüphane mi Var?
ONUR BALCI - Tarsus’un tarihî yapıları, geçmişten günümüze ulaşan izlerinin yanı sıra halk arasında anlatılan ilginç rivayetlerle de dikkat çekiyor. Bu anlatılardan biri de kentin simge yapılarından Ulu Cami’nin altında bulunduğu ileri sürülen gizemli bir kütüphane.
Tarihi Ulu Cami’den Daha Eskilere mi Uzanıyor?
Tarsus Ulu Cami, bugünkü mimari kimliğini Ramazanoğulları Beyliği döneminde kazanmıştır. Bununla birlikte yapının bulunduğu alanın geçmişinin daha eski dönemlere uzandığı düşünülmektedir. Tarih boyunca farklı amaçlarla kullanılmış olabileceği değerlendirilen bu alanın çevresinde de geçmişe ait izler bulunmaktadır.
Yerel anlatılara göre caminin sağında ve solunda geçmişte mezarlıklar bulunuyordu. Caminin arka tarafından mezarlık alanına geçiş olduğu yönündeki anlatımlar da yapının çevresindeki tarihî dokunun bir parçası olarak aktarılıyor.
Ancak Ulu Cami’nin altında bir kütüphane bulunduğu iddiası, henüz tarihî belgelerle doğrulanmış bir bilgi değil. Bu anlatı, daha çok yöre halkı arasında kuşaktan kuşağa aktarılan bir rivayet olarak varlığını sürdürüyor.
Mermer Bir Kapıdan Gizli Bölümlere…
Halk arasında anlatılanlara göre Ulu Cami’nin iç avlusunda, yer altındaki bir bölüme açıldığı ileri sürülen mermer bir kapı bulunuyordu. İkinci bir girişin ise caminin sol tarafında, Saatli Minare olarak bilinen bölümün yakınlarında olduğu iddia ediliyor.
Rivayetler bununla da sınırlı değil. Geçmişte birilerinin bu bölüme girdiği, ancak içeride bel hizasına kadar yükselen suyla karşılaştığı anlatılıyor. Bu olayın ne zaman yaşandığına, kimlerin içeri girdiğine veya söz konusu alanın nasıl bir yer olduğuna ilişkin ise kesin bilgiler bulunmuyor.
Bazı anlatımlarda yer altındaki bölümün, caminin dışındaki demir kapı ile avluya giriş kapısı arasındaki koridora kadar uzandığı ileri sürülüyor. Başka rivayetlerde ise girişin, caminin karşısında bulunan esnaf dükkânlarının yer aldığı bölümde olabileceği ifade ediliyor.
Değerli El Yazmaları mı Saklanıyordu?
Kütüphane rivayetinin en dikkat çekici kısmını ise burada çok değerli el yazmalarının bulunduğu iddiası oluşturuyor. Anlatılanlara göre caminin altında gizli bölümler bulunuyor ve bu bölümlerde geçmiş dönemlerden kalma eserler muhafaza edilmiş olabilir.
Ancak bu eserlerin varlığına, kütüphanenin hangi dönemde oluşturulduğuna veya söz konusu alanın gerçekten bir kütüphane olarak kullanıldığına ilişkin doğrulanmış bir belge ortaya konulmuş değil.
Peki, bütün bu anlatılar nereden geliyor? Ulu Cami’nin altında gerçekten bir kütüphane ya da yer altı bölümü var mı? Anlatılan mermer kapı ve suyla dolu bölüm, geçmişten kalan gerçek bir yapının izleri mi, yoksa zaman içinde şekillenmiş bir halk rivayeti mi?
Bu soruların yanıtı, ancak tarihî belgelerin incelenmesi ve yetkili uzmanlar tarafından yapılacak araştırmalarla ortaya çıkabilir.
Tarsus’un köklü geçmişi düşünüldüğünde, Ulu Cami’nin altındaki kütüphane anlatısı da araştırılmayı bekleyen yerel halk hikâyeleri arasında yer alıyor.