Tarsus Ticaret Borsası Meclis Başkanı Sedat Turan Gönder, Türk ihracatçısının dış pazarlarda karşılaştığı katı kurallar ve yetersiz laboratuvar altyapısı nedeniyle büyük kayıplar yaşadığını belirtti. Gönder, küresel ticarette Çin gibi ülkelerden ürünler içine dalıyla bile rahatça gelirken, Türk ürünlerinde tek bir yaprak düşmesi nedeniyle tüm tırın boşaltılarak yeniden paketlenmek zorunda bırakıldığını; bunun da işletmelere tır başına 20-30 bin TL ek maliyet getirdiğini vurguladı.
TARSUS – Küresel pazarlarda rekabet gücünü artırmaya çalışan Türk ihracatçısı, ürün kalitesinden ziyade bürokratik engeller ve katı analiz süreçleriyle mücadele ediyor. Tarsus Ticaret Borsası Meclis Başkanı Sedat Turan Gönder, ihracatçının sahada yaşadığı tıkanıklıkları ve haksız rekabete yol açan uygulamaları gözler önüne serdi.
"Çin’den İçinde Dallarla Ürün Gelirken, Bizde Bir Yaprak Bile Sorun Ediliyor"
Küresel ticaretteki uygulama çelişkilerine ve çifte standartlara dikkat çeken Meclis Başkanı Gönder, denetim kriterlerinin adil olmadığını ifade etti. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi Çin gibi büyük ihracatçı ülkelerden gelen ürünlerin içinde bazen dal kalıntıları dahi sorunsuz bir şekilde kabul edilirken, Türk ürünlerinin ihracatında en ufak bir yaprak düşmesi devasa maliyetler doğurduğuna işaret etti.
Turan, özellikle erik gibi hassas meyve ihracatında yaşanan zorlukları şu sözlerle özetledi:
"Örneğin erik depolarda değil, bahçede paketlenmek zorunda. Bu aşamada eriğin içine rüzgar veya doğa şartları nedeniyle bir yaprak düşmesi neredeyse kaçınılmazdır. Ancak ambalajın içine sadece bir yaprak bile düşse, tırlara yüklenmeye hazır sevkiyat komple baştan dökülüyor. Ürün yeniden tüm kontrollerden geçirilip paketlenerek tekrar analize sunulmak zorunda bırakılıyor."
Sürecin Sonunda Gelen Denetim Büyük Zarar Doğuruyor
Analizlerin ve denetimlerin zamanlamasının süreci daha da çıkmaza soktuğunu belirten Sedat Turan Gönder, sistemin işleyişindeki yapısal hatalara değindi. Analizlerin ürünün tüm hazırlık süreci bitip, paketlenip tırlara yüklenecek aşamaya geldiği anda yapıldığına dikkat çeken Gönder, bu durumun doğurduğu tabloyu şöyle aktardı:
Zaman Kaybı: Sevkiyatın son aşamasında yapılan denetimler, uluslararası teslimat sürelerini aksatıyor.
Mali Yük: Şayet analiz olumsuz sonuçlanırsa; analiz ücretleri, paketleme maliyetleri ve sevkiyat için kurumlara ödenen tüm harçlar baştan ödenmek zorunda kalıyor.
Yüksek Maliyet: Mevcut şartlarda sadece bu tür bir olumsuzluk durumunda tır başına ek maliyetin 20 bin ile 30 bin TL arasında değiştiği belirtiliyor.
Analiz Laboratuvarları Yetersiz Kalıyor
İhracatçının önündeki bir diğer büyük engelin ise altyapı eksiklikleri olduğunu belirten Sedat Turan Gönder, mevcut analiz laboratuvarlarının sayısal olarak yetersiz kaldığını vurguladı. Yoğun dönemlerde laboratuvar sayısının ihtiyacı karşılayamaması, ürünlerin bekletilmesine ve tazeliğini yitirmesine neden oluyor.
Başkan Gönder, ihracatçının önünü açmak, haksız maliyetlerin önüne geçmek ve küresel rekabette elini güçlendirmek adına bu katı ve esnek olmayan kuralların gözden geçirilmesi, laboratuvar altyapısının güçlendirilmesi ve denetim mekanizmalarının rasyonel bir yapıya kavuşturulması çağrısında bulundu.
Yorumlar (0)